BOŞANMA DAVALARINDA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

Tarafların evlilik birliğinin boşanma davasıyla sona ermesin halinde, Türk Medeni Kanun’da düzenlenen bazı şartlar mevcutsa, taraflardan biri diğerinden maddi veya manevi tazminat talebinde bulunabilmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun   

MADDE 174.- “Mevcut veya beklenen menfaatler boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesin isteyebilir.” Buna göre, maddi tazminat talebi için aranan şartlar ile manevi tazminat talebi için aranan şartlar bazı noktalarda farklılık arz etmektedir.”

    Evlilik birliğinin kurulmasıyla beraber maddi ve manevi olarak ortak bir hayat sürmeye başlayan eşlerin, boşanma davasının sonucunda bu ekonomik ortaklıkları da sona ermektedir. Bu bağlamda eşlerin, birtakım ekonomik menfaatler boşanma nihayetinde zarar görebilmektedir. Boşanmada daha az kusurlu olan veya kusursuz olan eş, diğer eşten, boşanma ile zarar gören mevcut veya beklenen menfaatlerinin tazminini talep edebilir. Yargıtay 2. HD – Karar: 2014/18194).

A-)Maddi tazminata hükmedilebilmesi için aranan şartlar;

1-) Evlilik birliği, mahkemenin boşanma kararı ile sonlandırılmış olmalıdır.

2-)Maddi tazminat talebinde bulunulmuş olmalıdır.

3-)Kendisinden maddi tazminat talep edilen taraf, boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olmalıdır. Maddi tazminat talebinde bulunan taraf, boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz olmalı veya diğer eşe oranla daha az kusurlu olmalıdır.

4-)Evlilik birliğinin sona ermesi, maddi tazminat talebinde bulunan tarafın mevcut veya muhtemel menfaatlerinde zarara sebebiyet vermiş olmalıdır.

 5-)Hükmedilen tazminat miktarı, aleyhinde karar verilen tarafın ödeme gücüne uygun olmalıdır.

Maddi tazminat davası çoğu zaman mal paylaşım davalarıyla karıştırılmaktadır. Ancak Maddi tazminat ile mal paylaşım davaları dava türü ve nitelik itibariyle birbirinden farklıdır. Maddi tazminat talebi, boşanma davası le birlikte veya boşanma davasının herhangi bir aşamasında iler sürülebileceği gibi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir (1) yıl içerisinde ayrı bir dava açmak üzere de açılabilmektedir. Boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren bir (1) yılın geçmesiyle, dava hakkı zamanaşımına uğrar. Kusursuz ya da daha az kusurlu olan eş eğer faiz talebinde bulunmuş ise mahkeme maddi tazminata karar verdiğinde “kararın kesinleştiği tarih” itibariyle hükmedilen meblağ üzerinden faiz alınabilir.

 Tarafların boşanmasıyla mevcut veya muhtemel menfaatlerin zarar görmesi hususu; “ortak” statüsüyle ticari işle uğraşan eşlerin boşanması durumunda sona eren ortaklık, “ortak” statüsü sona eren eş açısından “mevcut menfaat kaybı’na sebebiyet verecektir. Yine eşinin sigortasından yararlanan kişi açısından, boşanma ile bu durum sona ereceğinden mevcut menfaat kaybı ortaya çıkacaktır. YARGITAY birçok kararında; diğer eşin maddi desteğin yitirilmiş olmasını dahi maddi menfaat kaybı olarak nitelendirilerek maddi tazminata gerekçe kabul edilebilmektedir.     

 Öteki taraftan, “beklenen menfaat” ten kasıt, evlilik birliği, boşanma olmaksızın devam edecek olsaydı, elde edilecek olan maddi yararlardır. Eşinin mirasından yararlanamama durumu, beklenen maddi menfaat kaybı olarak değerlendirilmektedir. Maddi tazminat hususunda önemli olan hususlardan bir diğer, tazminat miktarının belirlenmesidir. Talep edilen miktar, mahkemenin üst sınır olarak bağlı olduğu miktar olmakla beraber, boşanmadaki kusur oranları, evliliğin süresi, tarafların ekonomik durumları, bilhassa tazminat ödemesine karar verilen tarafın ödeme gücü göz önünde bulundurularak maddi tazminat miktarı belirlenir. Maddi tazminat, toptan ödenebileceği gibi, irat şeklinde de ödenmesine karar verilebilir. (M.K 176 Maddesi)

 Mahkeme zarara uğrayan tarafa lehine hükmettiği maddi tazminatın irat şeklinde (aylık ödeme gibi) karar vermesi durumunda bu bazen lehine hükmedilen eşin aleyhine bir sonuç doğurabilmektedir.  Örneğin, eşlerden birinin vefatı, alacaklı eşin yeniden evlenmesi, evli olmamasına rağmen evli hayatı sürdürmesi, alacaklı eşin haysiyetsiz hayat sürmesi, alacaklı eşin, maddi tazminat gerekçesi olan ekonomik ihtiyaç durumunun ortadan kalkması, gibi durumların varlığı halinde, irad(aylık ödeme) şeklinde ödenen maddi tazminat yükümlülüğü ortadan kalkacaktır.

 Evlilik birliğinin sona ermesine neden olaylar ve kişilik haklarının zedelenmesi kişinin duyduğu elem, acı ve ıstıraplar toplumsal baskı gibi durumlar neticesinde psikolojik çöküntü yaşamasına neden olmuş olabilir. Böyle bir durumda, kişilik hakları zedelenen taraf, kusurlu olan karşı taraftan, ödeme gücüne uygun miktarda manevi tazminat talebinde bulunabilir.

B-)Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aranan şartlar;

1-)Boşanma kararı verilmiş olmalıdır.

2-)Manevi tazminat talebi olmalıdır.

3-)Manevi tazminat ödemesi istenen taraf, boşanmada kusurlu olmalıdır.

4-)Manevi tazminat talebinde bulunan taraf, boşanmaya sebebiyet veren olaylar açısından diğer eşe oranla daha az kusurlu olmalıdır.

5-)Manevi tazminat talebinde bulunan tarafın, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişiilik hakları zedelenmiş olmalıdır.

6-)Kişilik haklarındaki zarar le boşanma arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır.

Kişi manevi tazminat talebini boşanma davası ile birlikte ya da boşanma davasının her hangi bir aşamasında ileri sürülebileceği gibi boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde ayrı bir dava açmak üzere talep edebilir. Boşanmadan sonra açılan manevi tazminat davası nispi harca tabi olup, görevli mahkeme aile mahkemeleri olup yetki açısından davalının ikamet adresinde bulunan aile mahkemesi yetkilidir.

Boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren bir (1) yılın geçmesiyle, dava hakkı zamanaşımına uğrar. Manevi tazminat talebinde bulunan eşlerden biri, boşanma ve boşanmaya sebep olan olaylar sonucunda kişilik haklarının zedelenmesi, manevi tazminatın esas şartlarından biridir. Buna göre, Mahkeme tarafından, tazminat talebinde bulunanın, manevi çöküntü yaşadığı, derin elem ve üzüntü içinde olduğu hususunda bir kanaat oluşmuşsa, manevi tazminata karar verilir.

Manevi tazminat bedelinin tespiti ise; Mahkeme tarafından tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının tespit edilmesi amacıyla bir araştırma yapılır. Yapılan araştırma neticesinde tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına göre, talep edenin talebiyle bağlı kalmak koşuluyla yapılır. Hâkim, talepten fazla manevi tazminata karar veremez. Manevi tazminat, maddi tazminattan farklı olarak, yalnızca tek seferde ve toplu olarak ödenebilir. İrat şeklinde yani dönem dönem ödenmesi mümkün değildir. Yine manevi tazminatın miras yoluyla başkasına devredilmesi mümkün değildir.

Boşanmada maddi ve manevi tazminat davalarında; Tarafların kusurunun ve tazminat miktarının belirlenmesi, mahkeme tarafından hükmedilecek tazminat miktarının hesaplanması hususunda önem arz eden bir husus olması karşısında bu tür davaların alanın da uzman bir avukat aracılığıyla takip edilmesinde kişiye hukuki fayda sağlayacaktır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir